Misafir olarak devam et
Eeee Hala; Geldik Derenin Dibine ( İlk Yayın tarihi 17.05.2007 )

Uzunca bir zaman önce, Anadolu'nun “üstü açık” köyünde yaşayan kahramanımız Hasan’ın içi kıpır kıpırdı o gün. Ertesi gün halası ile birlikte değirmene gideceklerdi. Tan vaktinde uyandılar hala yeğen. Emektar karakaçanın terkisine
👍 0 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Tencerede Kaynamak mı? Gül Bahçesinde Oynamak mı? ( İlk Yayın Tarihi 28.04.2009 )

Kıştan çıktık mı ne? Pencere açık ama duman altı olmuşum yine. Peş peşe yakılan sigaralar beni bile rahatsız etmiş haberim yok.

Kül tablasında yer kalmamış sigara söndürecek. Şunu bi dök bari mübarek!
Aman
👍 1 beğeni 💬 1 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
MGY
Makale ile fotoğraf çok uyumlu olmuş.
YEMYEŞİL TÜKLER ( İlk Yayın Tarihi 26.12.2006 )

Efendim! “Çekik gözlü geldik, çakır gözlü” olduk. At sürer, kımız içer, esrerdik. Sığmazdık gök kubbenin altına; işte ondan da yerleşmez bir yere, “Her yer bizim” derdik bir zaman önce. Konar-göçer, tekrar konar, seversek göçmezdik bir daha.
👍 1 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
“ Hayret’tin ” ( İlk Yayın Tarihi 17.11.2008 )

Bir gün gelir de kalkar perdeler. Perde örter sanılır, aslında perde açmak için vardır.
Örtü şart mıdır? Olmalı mıdır? Her şey örtülmeli midir? Örtü sanayi ne durumda?
Örtü çeşitleri, örtünün ülke ekonomisinde ki yeri, hatta AB yolunda örtü
👍 0 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Acı Var Acı ( İlk Yayın Tarihi 30.07.2007 )

Garibanlık acıdır, kimsesizlik de öyle; hele parasızlık…

Kısacası insanoğlunun hoşuna gitmeyen, işine gelmeyen her şey fena ve acıdır.
Hayaller, hayaller…

İşte onlardır acının şiddetini azaltan. Hayalleri
👍 1 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Medeniyetin Edebi Ahilikten Gelir ( İlk Yayınlandığı Tarih 25.06.2006 )

— Abi biz neden millet olarak birlik olamıyoruz? Sahi, biz mi kurmuşuz o kadar devleti?
— Gerçi kurduk da ne yaptık ki? Zevki sefa ve nihai son. Atalar da uçkuruna düşkünmüş hani...
— Ne uçkuru?
— Baltacı, Katerina...
👍 1 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Ah Bir Bilsem ( İlk Yayın Tarihi 11.12.2006 )

- Ah bir bilsem ben de…
- Hayırdır dostum bilemediğin nedir?
- Şu sıralar bayağı hissiyatlı olduk nedense.
- Ulen ölecek miyiz? Neyiz be. Kapı gıcırdasa duygulanıyorum abi ya.
- Yoksa, sakın…….(!)
- Yok be abi, daha neler…
- Anladım.
-
👍 2 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Tarihe Sığmayanlar ( İlk Yayın Tarihi 08.07.2008 )

“Ne yazsan kelimeler kifayetsiz, gönül hoş değil. Söyleyen dilim, yazan el; doğrul ve kıyama gel.Aç ellerini sonsuzluğa, dem bu dem”

Söyledim ya gönlüm hoş değil, diken diken tüylerim. Düğümlendi boğazım, yutkunamıyorum. Artık bir
👍 1 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Yozgat Türkçesi ( İlk yayın Tarihi 20.12.2009 )

İnsanın kendine saygı duymaması, özgüven eksikliği, kısacası kimlik bunalımı yaşaması ile nerde karşılaşırsanız karşılaşın mideniz bulanır. En azından benim bulanıyor. Kim olduğunu bilmeyen, nerden gelip nereye seyahat ettiğinden bihaber
👍 2 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Yine Yeşerdi Zeytin Dalları ( İlk Yayın Tarihi 09.05.2007 )

Not : Lütfen, hicvettiğimiz hususları yazının yayınlandığı tarih itibariyle değerlendiriniz.

Soframıza gelen zeytinin hangi bölgelerde yetiştiğini öğrenmiştik coğrafya dersinde. Zeytini ilk limon ve yağ ile karışmış haliyle sabah
👍 1 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Balıkçının Feryadı ( İlk Yayın Tarihi 05.03.2009 )

Büroda oturuyoruz. Bir sürü hesap-kitap işiyle uğraş dur, canımız burnumuzda. Kollar sıvanmış, tam konsantre olduğunu sanıyorsun; saat mi kaç? Sabah dokuz!

Bas bariton bir erkek sesi, muhtemelen günde üç paket sigara içiyor. Çıkardığı
👍 1 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Abuk Subuk Günler ( İlk Yayın Tarihi 14.02.2010 )

Özel günler vardır; adı üzerinde hani, sıradan olmayan. Kitle iletişim araçlarının kullanım hızına ve dahi popüler kültüre havale edip, konuyu kısadan kesmek gerek aslında; lakin o kadar basit de değil. Dilimiz döndüğü, aklımız erdiğince
👍 0 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği ( İlk Yayın Tarihi 27.04.2007 )

Var olmak olabildiğince! Nefes almak, yaşamak dolu dolu, heba etmemek zaten olmayan hayatı. Kim kimdir? Ne önemi var, değil misin etten kemikten? Yalın ola karnına, çulun ola sırtına. Bir mücadeledir yaptığımız ne için
👍 0 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Kan Testi ( İlk Yayın Tarihi 08.06.2007 )

Not: Soner Yalçın'ın "Efendi: Beyaz Türklerin Büyük Sırrı" adlı kitabın okumasından sonra bu yazı kaleme alınmıştır.

Her günkü gibi akşam olmuş; yemek-çay faslından sonra haberleri seyredip son günlerin en çok okunan kitaplarından birini elime almış,
👍 0 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Dedim ya, Kafam Karışık - ( İlk Yayın Tarihi 05.08.2006 )

Oturmuşum bilgisayar denen "gâvur icadı" makinenin başına. Yeni de almışım makineyi hani... Office de yüklemediler makineye, o kadar da para verdik anasını satayım. "WordPad" diyorlar bu programa. Klavye de bir tuhaf. Yahu hoparlör de
👍 0 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın ( İlk Yayın Tarihi 25.04.2007 )

"Tornavidayı uzat" dedi Kelami usta. Yumuk yumuk ellerinde kılıç gibi duran tornavidayı uzattı ustasına Mehmet: "Buyur usta," dedi.
Dokuz yaşındaydı Mehmet. Küçük yaşta hayatın acı gerçekleriyle tanışan binlerce çocuktan sadece
👍 0 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş:
Ano Yemen'dir ( İlk Yayın Tarihi Muhtemelen 2000'li Yılların Başları )

Her zamanki gibi bilgisayarda işlerimle uğraşıyorum. Ağır ağır fondan "sanat müziği" geliyor. Severim hani...

Kaptırmışım klavyenin tuşlarına, "çalışmaya çalışıyorum". Çalışmaya çalışılır mı demeyin; bal gibi oluyor işte.
👍 1 beğeni 💬 0 yorum
👍 Beğen
Paylaş: